Sosyal medyasız bırakın bir günümüz yarım saatimiz geçmez oldu! Teknoloji bu kadar hızlı gelişirken değişimin odak noktası olduğu moda sektörü geride kalmayı elbette göze alamazdı. Mesela bizden önceki dönemleri bir ele alalım, 1960 ve 1970 seneleri arasında sektör adına gelişimi düşünün, bir de son 10 yılda katedilen yolu ve gelişimi. Mukayyese dahi edilemez. Facebook, Twitter, İnstagram, Pinterest, Tumblr derken her birinde var olmak ‘asıl’ mesele haline geldi. Eğer bu mecralarda yoksanız, aslında SİZ de yoksunuz!

Markalar defilelerini canlı yayınlamaya başladı, bahsettiğimiz accountlardan bireyi yani müşteriyle ilişkiyi göz önünde bulunduran stratejiler geliştirmeye başladılar. Sadace ürün odaklı pazarlama dönemini çoktaaan geride bırakmış bulunmaktayız. Birçok marka iyi ayakkabı, çanta, kıyafet yapabilir. Müşteri ‘Ben sizi neden seçmeliyim?’ diye sorduğunda her marka, imajını bunu bilinçaltında soranlara cevaplatacak türden yapılandırmaya başladı. Markalar üstünden gidersek bir post da iki post da yetmez bu konuya.

Gelelim mankenlere, sektörün önde gelen isimlerine (editörler, fotoğrafçılar, yazarlar, bloggerlar vs.) . Kimin bugün nerede olduğunu, ne yediğini, ne giydiğini bilmemiz ne kadar zor normalde düşünsenize. Bahsettiğimiz karakterlerin hepsi kişisel pazarlamaları ve imajları için kendilerini yeniden var ettiler. Hal böyleyken sosyal medyaya ithafen yapılan çekimlerin olmaması imkansız; en yenilerinden biri de Elle Poland’ın aralık sayısından geldi. Objektif arkasında Agata Pospieszynska, önünde ise telefonlarıyla sosyal medya kraliçeleri model topluluğu yer alıyor.