Chloe Pre-Fall 2014/ Claire Waight Keller bu sezon harika bir koleksiyon sundu! Benim için enerji dolu bir çizgisi olan duruşun romantikliğinden ödün vermemesi ve hala markanın köklerine gönderme yapması da ayrı hoşuma gitti. Palto ve kaplar kesinlikle ‘direk giyinmek istiyorum’ klasmanımdan. Maskülen duruşa yedirilen fırfırlar ve uçuşan kumaşlar ise hiç göze çarpmadan silüetleri yumuşatıyor. Çantalara dikkat etmenizi öneririm.

Gucci Pre-Fall 2014/ Tom Ford’dan miras kalan seksi Gucci kadınını Frida Giannini devralırken akıllarda aynı soru mevcuttu; acaba bu işi kotarabilecek mi? Geldiği günden beri markayı gücendirmeyen ve satışlara da faydasını gördüğümüz tasarımcının bu sezon oluşturduğu silüet çok başka ve ilk gördüğümde küçük kriz anı yaşadım diyebilirim. Duruş kendinden çok emin, görmeye alıştığımız kürkleri farklı kombinasyonlarda görüyoruz, ayaklarda kült haline gelmiş loaferlar, çantalar yeni renkleriyle ışıldıyor ve baktığımda erkeksi duruşun bu markaya ne kadar yakıştığını tekrardan anımsıyorum. Seksi değiller de diyemeyiz bu arada, gayet arası tutturulmuş zevk sahibi bir şıklık söz konusu.

Lanvin Pre-Fall 2014/ Gucci’de bahsettiğimiz maskülen soluk (bu isim için daha da inanılmaz ama) burada da bizleri selamlıyor. Alber Elbaz’ı ne olarak görürüz? Tombul, dünya tatlısı, pozitif enerji küpü tamam orası ayrı. Elbaz şatafatlı Lanvin kadınının dönüşünü simgeler. Kendine iki değil bin kez baktıran, fırfırlar ve uçuşan kumaşlar içinde, elinde içkisini yudumlayan ve elli kolyeyi bir arada takan ama şık gözüken kadındır o. Pre-Fall sezonunda ise çok daha sadeleşmiş bir durum söz konusu. Düz ayakkbı giyenler var! Farkında mıyız durumun? Günlük yaşama marka kadınını uyarlamak istediğini söyleyen tasarımcı kendi yorumundan bir gıdım geri atmadan bize her zaman anlattığı kadının gün ışığı altındaki versiyonunu sunuyor.

Preen by Thornton Bregazzi Pre-Fall 2014/ Preen’in koyu renk skalası beni benden aldı, yani bir kaç adım önde başladı diyelim adıma. Kobalt mavi, lacivertler, siyahlar ve arada patlayan sarılar! Sarısını bile sevdim. Bilekte biten elbiselerin sade ve romantik duruşları şıklığı garanti ediyor. Yakalardaki kürkler kış sezonuna göz kırparken bir yandan göz ister istemez saten bomber cekete kayıyor. Kaç sezondur üstümüze gelen bu ürüne bir de Preen yorumuyla göz atın, pişman olmayacaksınız.

Proenza Schouler Pre-Fall 2014/ İkili bizleri resmen zamanda yolculuğa çıkartıyorlar. Her zaman fütüristik duruşları olan tasarımcılar bu sefer bizi biraz da 70’lere götürmekten geri kalmamışlar. Kısa pantolonlar resmen geri döndü – Pre-Fall koleksiyonlarında oldukça göze çarpan bir geri dönüş söz konusu. Desenleri hiçbir zaman bırakmayan markanın bu koleksiyonunda bir de turuncu fazlasıyla patlıyor. Hayatımda giymediğim bir renk için acaba sorusu aklımda yer almaya başladı bile.

Rag & Bone Pre-Fall 2014/ Spor, spor, spor! Son bir kaç sezondur dillerden düşürmediğimiz trendimizi bu koleksiyonda baştan aşağı yine görüyoruz. Mekandan tutun, abatısız makyaj ve saça kadar her şey bu temaya uygun. Monokrom görüntüler rahat parçalarla birleşiyor; fakat aşağıya gözünüzü kaydırdığınızda burnu açık bağcıklı ayakkabıları görünce işte şimdi bu görüntüyle net dışarı çıkılır diyor insan. Koleksiyonun sonunda gözüken dantelli parçalar ise sportif duruşa romantik bir dokunuş ekliyor; burada sadece baseball ve basketbol için yokuz diyorlar adeta.

Tibi Pre-Fall 2014/ Tibi yeni sezonda karşımıza neredeyse tatlı bir çizgi film kahramanı çıkartıyor gibi; ah elbette şık. Renk skalası çok güzel; siyah, yeşil, nane yeşili, pembe, beyaz derken aslında çok yumuşak dokunuşlar var. Bu dokunuşlar fötr şapkalar, pantolon ve keskin hatlı elbise, eteklerle dengeleniyor. Pantolon üstüne etek trendi devam ediyor. Hatta artık iyice meşrulaştı, Pre-Fall koleksiyonlarında oldukça fazla karşımıza çıkıyor.